Kalıcı eserler, zamanın içine açılmış bir dua kapısıdır. Nehri Vakfı olarak bugün atılan hayırların nesiller boyu sürmesi için “sadaka-i câriye”nin izini sürüyoruz.
"İnsan öldüğünde amel defteri kapanır. Ancak üç şey bunun dışındadır: Sadaka-i cariye, kendisinden faydalanılan ilim ve kendisine dua eden salih evlat."
(Müslim, Vasiyyet 14)
Bu niyetle; ilim, irfan ve güzel ahlâk aynı iklimde yeşersin diye eğitim ocakları tesis etmeyi öncelemekteyiz. Yine bu çerçevede, yolcuya ve talebeye sığınak olsun diye yurtlar ve misafirhaneler faaliyete alarak barınmanın yanında rehberlik, etüt ve sohbet ortamlarıyla şahsiyet inşasını desteklemeyi elzem kabul etmekteyiz.
“Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve âhiret gününe iman edenler imar eder.” (Tevbe, 9:18) buyruğuna kulak vererek mescitleri ve onların etrafında şekillenen külliye bileşenlerini kurmayı murat ediyoruz. Avlularında sükûnet, gölgeliklerinde muhabbet, mekânlarında ibadet ve hizmet bir arada yaşasın isteriz.
Bununla birlikte, ecdadın emanet ettiği tarihî yapıları “ruhunu incitmeden” aslına uygun ihya etmeyi, çevresini canlandırmayı ve bu emanetin mânasını yeni nesillere tanıtmayı hedefleriz. Her taşın, her kemerin, her kitabenin diliyle bir hafıza ve bir dua yeniden ayağa kalksın isteriz.
Niyazımız odur ki: Kurulan her ocak ilme, ibadete ve hizmete menzil olsun; avlular çocuk neşesine, kütüphaneler gece lambasına, mescitler sükûna yurt olsun. Rabbimiz niyetlerimizi kabul, hayırlarımızı kıyamete kadar devam eden bir sadaka-i câriye eylesin.